• 0

Bizim hayatımız hep engebeli oldu yokuş yukarı nefes nefese bir çocukluğun ardından tanıdım ben annemi annem bu amansız hastalığın kollarında çırpınmaya başladığında ben henüz 4 yaşında her şeyden habersiz bir bebektim… Ablam ise 9 yaşında anneliğin benim sayemde yükünü çoktan sırtlanmıştı.. Annemle tanıştığımda 7 yaşındaydım artık okullu olmuştum 1.sınıfa başladım ablam geldi dersin tam ortasın da aldı beni sımsıkı tuttu ellerimi okulun sessiz koridorun da ilerlerken ANNEM geldi dedi .. ANNE ? neydi kimdi bilmiyordum ama daha görür görmez uzağımda koştum atladım boynuna yaşamayana türk sinemasından bir sahne gibi gelse de bir çocuğun yaşadığı en nadide duygulardan biriydi unutamadığım …

  Yıllar geçti annemle ilgili iyi kötü herşeyi biliyordum artık ‘hastalığıda’ bunlardan biriydi.. Ben hep sandım ki annelerin hepsi böyle çocuk aklı işte nelere alışmaz ki insan hem mecbur olduğun herşeye alışmak zorunda değil misin ? Bizde alıştık mecburduk çünkü…

  Anlatılacak çok şey var aslında sayfalara sığmayacak anlatmakla bitmeyecek ağlanacak gülünecek ama dedim ya çocukluğumdan unutamadıklarımdan bir bölümü bu sadece sonra yıllar geçti ben kendimi bilir annemi daha iyi anlayabilir yaşa geldiğimde ablamın bir telefonuyla ‘Dünya başıma yıkıldı , koca bir boşluktayım sanki ‘ lafının ne demek olduğunu anladım.. Annem için yapılabilecek tek şeyin nakil olduğunu ve bunun eğer 9 gün içinde yapılmazsa annemi yeniden kaybedebileceğimizin çaresizliğiyle kalakalmıştık…

  Yeni bir umuttu Teyzem (Böbrek Annemiz) ; Annemin kabullenmesi kolay olmasa da kısa çok kısa bir zamanı vardı , her ne olursa olsun yaşamayı kim istemez geride bıraktığı canından daha çok sevdiği annesi babası gözünden sakındığı yıllar sonra yeniden sarıp sarmaladığı kızlarını kısacası ailesini bırakmadı kabul etti önce bizler sonra kendisi … Zaten zor olan süreç daha da zorlaşmıştı artık daha da endişeli ama daha güçlü olmamız gerekiyordu… Birbirimize sarıldık ve Rabbim sizi çıkardı karşımıza ailemizden oldunuz bizimle ağladınız bizimle güldünüz GÜRKAN TELLİOĞLU ..!

  Ameliyat zamanı ; Her birimiz bir köşede annemin ve teyzemin hazırlıkları tamam önce teyzem gitti odasından korkan bakışları yüzünde gülümseme birazda gözyaşıyla sarıldık kuzenlerimizle birbirimize dua zamanıydı , kısa bir süre sonra annemi aldılar yeni hayatının uzun bir yolculuk olması umuduyla tabi oda ağlayarak , korkarak ama yüzünden hiç eksik olmayan o güzel gülümsemesiyle.. Bekleyiş başlamıştı artık ;

  Saniyeler saat olmuştu zaman geçmiyordu sanki o hastane bahçesinde sevdikleri sevenleri bizler bir umut bir dua bir sabır bir kahkaha bir sessizlik derken haber geldi teyzem çıkmıştı iyiydi sevindik sarıldık yine kuzenlerle birbirimize şükür dedik çok şükür … Ablamın gözlerine baktığımı hatırlıyorum o mavi deniz gözlerine yorgunluktan mı üzüntüden mi korkudan mı bilmem bembeyaz olmuş suratı kıpkırmızı olmuş mavi gözleriyle göz göze gelip sarılıyoruz hadi ANNEM dercesine .. Sonra mı çok kısa bir zaman sonra ablamın feryadıyla kendime geldim öyle yürekten bağırdı ki ANNEM diye hala kulaklarımda koştum yanına sarıldım kurtulmuştu çıkmıştı annemde ameliyattan ve iyiydi zorlu bekleyişin umutsuzluk içindeki umudun feryadıydı ablamda ki çok ağladık ama artık mutluluktandı ..

  İlk gece ; Teyzemin böbreği nazlı çıkmıştı biraz annemin de bünyesi kabullenemeyecekti gece yarısı bir süreç daha başlamıştı.. Ablamın tükenmiş gücü kuvveti , bembeyaz olmuş yüzü kızarmış stresten üzüntüden bütün vücudu… Sonra siz ‘GÜRKAN TELLİOĞLU’ gelmişsiniz annemin yanına ve Necla yapma bak olmaz sen benim ameliyatta üzerime işedin (insanlara bu komik belki de pis gelebilir) ama biz ve bizim gibilerin yüzünü güldürendir idrar … Sonrasında yeniden bir operasyon ve mucizelerde insanlar için annem yeniden başardı sizin sayenizde …

  Sonuç mu ; Annem önce Rabbim Sonra Teyzem sonra Sizin başarınız sayesinde çok şükür sağlıklı… Hatta ilk tatilimize gittik bile daha niceleri için ise planlarımızı yapıyoruz. Neden mi tatil planıyla başladık hayatın yeni dönemine haftanın günlerinden sevmediklerim var benim pazartesi , Çarşamba , Cuma mesela annem o günlerde Diyalize girer bir sonra ki gün ise dinlenme ihtiyacı duyardı ama enerjisi hep yerindeydi… Günlerimizi ya evde ya yakınlarda geçirirdik hep konuşurduk ne zaman gidebiliriz bizde uzak yerlere hep birlikte ablam o zamanlar tatil beldelerinde ki diyaliz merkezlerini araştırırdı ama yoktu maalesef … Yani siz bize yeniden bir hayat bağışladınız annemizi verdiniz ömür boyu dualarımız da ve kalbimizde olacaksınız size minnettarız.. Kontrollerde ki güler yüzünüzü saymıyorum bile İyi ki varsınız İyi ki dokundunuz hayatımızın en önemli noktasına Başarılarınız Daim Olsun Nice Hayatları Kurtarmanız Umut Olmanız Dileğiyle GÜRKAN TELLİOĞLU … 

  Sevgi Ve Saygılarımla Dilek DEMİR Hayatına Dokunduğunuz Necla TAŞKIN’ın Kızı