• 0
  • 0

İnsanın yüreğine giden en kestirme yol üzerinde çalışıyoruz. Bazen hız yapıyoruz, bazen yavaş yavaş ilerliyoruz. Bazen inip itmek
gerekiyor arabayı, bazen de çekici çağırıyoruz. Bu yolda gidip gelmenin ödülü de büyük, cezası da. Risk alıyoruz bize güvenen
hastalarımız ve yakınları adına. Yaşamın kıyısında incecik bir
çizgide dans ediyoruz. Kolay olmuyor bu elbette, çok uzun ve yorucu bir eğitimden geliyoruz. Hiç bitmiyor okumak ihtiyacı. Hep
daha iyisi için araştırmak, güncel kalmak zorundayız.
Gecelerimiz bizim değil, hafta sonlarımız herkesin hafta
sonu gibi değil.
Sinemaya gitmek öylesine kolay bir iş değil.
Telefonunuzun kapanması mümkün değil.
Bize gelen çağrılar ertelenebilecek işler değil. Bizimle birlikte
bir hayata olur diyenlerin de karşı karşıya kaldığı gerçekler bunlar. Bir günde olmuyor bunca iş elbette, zaman bize öğretiyor
uyum sağlamayı. Hayatı böyle yaşamayı öğreniyoruz usulca. Hayata tutunabileceğimiz, onca emek verdiğimiz bir işi yapmanın
bedellerini ödemeyi öğreniyoruz zamanla.
Organ nakli hep ilgi çekmiştir. Kulağınıza organ nakli kelimeleri değdiğinde dikkatiniz hızla odaklanır o noktaya. Zira mucizevi bir tedavidir. Bir bedenden çıkarılan bir organın başka bir
bedene nakledilmesi hep merak uyandırır.
Nasıl oluyor acaba?
Şehir efsaneleri besler büyütür bu merakımızı. Hepimiz
teknik direktörüz ya, takım kurar takım dağıtırız. İşte o misal,
hepimiz de biliriz bu organ naklini. Bir gazete haberi yeterlidir
kanaatlerimizi oluşturup mühürlemeye. Bir arkadaşın anlattığı
bir hikâye yeterlidir karar vermeye. Hiçbir mahsur görmeyiz duyduğumuz şehir efsanelerini fısıltı gazetesiyle yaymakta.
Bu kitapta şu ana kadar okuduğunuz gerçekler aslında bilmediğiniz bir dünyaya dair kafanızda bulunan yanlış kanaatlerin
ne kadar büyük etkiler yaratabileceğini gösteriyor.
İnsanoğlu bilmediği şeyden korkar ve kolayı seçerek onun
hakkında söylentilere, şehir efsanelerine inanıverir. Gerçekleri,
yaşanmışlıkları bildiğinizde size en uzak konu enyakına geliyor,
ötekileştirdiğiniz , sizden oluveriyor.
Böbrek hastalıklarının toplumun genel sağlık düzeyini yansıtan tarafı, tedavisi aşamasında toplumsal dayanışmanın gerekliliği bence asıl önemli olan. Bu kitapta adı geçmeyen binlerce
hastalık ve hasta var. Tüm hastalar şifa bulabilmek için, hayata
tutunabilmek için mücadele veriyor. Kendi penceremden gösterebildiğim kadarıyla, belki de tüm hastalar ve sağlıklılar için fayda
üretebilecek bir bakışı yansıtmaya çalıştım.
Tehlikeye girdiği anda en yalın haliyle kalıveriyor ya hayat,
gelin, bunu sağlığımız yerindeyken fark edelim. Öncelikle sağlıklı
kalmanın mücadelesini verelim. Ama her sağlıklı bireyin bir hasta adayı olduğunu akılda tutarak, kulak verelim hasta azınlıklara.
Meslek hayatım boyunca bana güven duyarak tedavisine
katkıda bulunmama izin veren, yüreklerini bana açarak yaşam
enerjisi veren, stres ve yorgunluk içerisinde bir tebessüme muhtaç olduğum anlarda elimi tutan tüm hastalarıma şükranlarımı
sunuyorum.
Organ nakli gibi karmaşık bir tedavinin gerçekleşmesini
sağlayan ameliyathane hemşireleri, personeli, servis hemşireleri, ambulans şoförleri, koordinatörler, laboratuvar çalışanları ve
doktor arkadaşlarıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Organ nakli alanında ülkemizde çok zor şartlar altında ilk
adımları atan, bizlere yol gösteren hocalarımı, ustalarımı minnetle ve saygıyla anıyorum.
Ama en önemlisi hayatı bağışlayan, bir yakınını kaybetmişken, en acılı anında ölümden hayat çıkarabilen organ bağışçılarına, organlarıyla yaşam olan kaybettiğimiz insanlarımıza, bir
yakınına canlı organ vericisi olanlara şükranlarımı sunuyorum.
Benim hayatımın gerçek kahramanları organ bağışçılarıdır.


Saygılarımla.
Doç. Dr. Gürkan Tellioğlu
Kasım, 2013

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *